başıboş

adj. idle, vagabond, adrift, footloose, idled, rambling, roving, straggling, straggly, stray, strayed, vagrant
* * *
1. adrift 2. devil may care 3. idle 4. vagrant 5. vagabond (n.)

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • başıboş — sf. 1) Bir şeye veya kimseye bağlı olmayan Başıboş yaşayışa alışkın değildir. H. Taner 2) Bağlanmamış, serbest bırakılmış İstanbul un başıboş köpekleri rahatça ömür sürmektedirler. S. Birsel 3) zf., mec. Yönetimsiz, baskısız, denetimsiz bir… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • başıboş — (Tovuz) 1. ərsiz 2. dul. – Başıboşsan, yoxsa ərəe:difsən? …   Azərbaycan dilinin dialektoloji lüğəti

  • başıboş — sif. 1. Axmaq, sarsaq, səfeh, gic. 2. məh. Ərindən boşanmış; dul …   Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti

  • başıboş bırakmak — (birini) üstünde hiçbir baskı veya denetim bulundurmamak, kendi havasına bırakmak Durgun sular, başıboş bıraktığım sandalı / Yalıların önünden geçirdi yavaş yavaş. F. N. Çamlıbel …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • başıboş kalmak — baskı altında bulunmamak, karışanı, görüşeni olmamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • başlag — başıboş, bırakılmış I, 461 § başlag yılkı; başıboş bırakılmış hayvan I, 461bkz:boş yılkı …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • çarşı iti ev beklemez — başıboş gezmeye alışanlar, disiplinli iş yapmaya gelemezler anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • salma gezmek (veya dolaşmak) — başıboş hayvan gibi dolaşmak Ne olacak çobansız köyde kurtlar boş oturacak değil ya işte böyle salma dolaşırlar. R. Akyavaş Sokaklarda salma geziyor …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dizginleri salıvermek — başıboş bırakmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ipini koparmak — başıboş kalmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kög yılkı — başıboş yayılan hayvan III, 131 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.